Bu yazı hayatımın içine sıçan kız sayesinde yazıyorum…
İlk paragrafta içine sıçan kız diyor olabilirim ama bilin ki onun hiçbir suçu yok. Suç tamamen bende.
Neden diye soracaksınız ?
Ben bu hayatım boyunca iki kişiye platonik aşk duydum. Fakat bu kişi onlardan çok daha farklı idi. Çünkü o benim en iyi arkadaşımdı ama aynı zamanda tek ağzıma sıçan kızdı da…
Son bir yıl içerisinde o ve diğer en yakın arkadaşım birlikte çok güzel vakitler geçirdik ettik. Tabi ben o zamanlar ona karşı olan duygularımı farkedememiştim. Ama bir gün web tasarım kursundayken konuşuyorduk ve biriyle bir ilişkiye başladığını söyledi. O an dünyalar başıma yıkıldı. Kurstan erken çıktım. Aşağı katında içtim de içtim ama yine unutamadım.
Bir iki hafta daha bu olay böyle sürdü;
Bu iki hafta sonunda artık iyice içimde tuttum ve kendimi çok kötü hissetmeye başladım. Bi an hayatımda ondan sonra en sevdiğim şeyi bırakma düşüncesine girdim. İşim yani web tasarım. Ortaklarıma bunun sinyalini verdim Onlarda sağolsun arkamda durdular ama yapacak birşey yoktu.
Artık kaybedecğim hiçbir şey yok;
Evet öyle artık bu saatten sonra kaybedicek hiçbir şeyim yok. Çünkü onu kaybettim.
Mümin Sekman’ın “İnsan İsterse” kitabını okudum;
Kitap iyi hoş beni çok etkiledi. Ama son 3 ayda ne istersem oldu. Fakat bir bayan beni bitirdi.
En sonunda söyledim ona duygularımı;
Bu saatten sonra kaybecek neyim varki benim ? O yüzden kendimi hırpalamadan her şeyi ona anlattım. O sustu. Niye sustu ?
Benimde hikayem böyle işte bu yazıyı Facebook, Twitter gibi sitelerde paylaşacağım içim o da bu yazıyı okuyacak büyük bir ihtimalle. Eğer bu yazıyı okuyorsan bilki seni çok seviyorum. Eğer birgün sevgilinden ayrılacak olursan ben buradayım….
Can





